Duyudışı Algılarımız 15
içinde ,

MuhteşemMuhteşem

Duyudışı Algılarımız

Duyudışı Algılarımız

Duyu dışı algılamanın parapsikolojinin en ilk basamaklarından olduğunu söyleyebiliriz.Günlük hayatlarımızda bahsettiğimiz “6.his ibaresi “ tam olarak duyu dışı algılama ile alakalıdır.Bu algılama yetimiz beş  duyu organımız dışındaki soyut yetilerdir.Tüm bu duyuların sağlıklı kullanılabilmesini sağlayan en büyük güç duygularımız yani manevi bağlarımızdır.

Günlük yaşantımızda farkında olmadan kullandığımız bazı durumlar mevcuttur. Aynı anda aynı şeyi söylemek, sevdiğimiz birinin bizi arayacağını biliyor olmak,bunun gibi daha birçok olay ile duyu dışı algılamayı yaşantımız içerisinde kullanmaktayız. Peki bu yetilerimizi beş duyu organımız gibi bilinçli ve aktif kullanabilseydik , sizcede yaşamımıza çok farklı bir pencere açmış olmaz mıydık? Ben yaşam standartlarımızın çok yukarıya taşınacağından eminim diyebilirim. Gelin duyu dışı algılarımıza yakından bakalım.

TELEPATİ

Telepati,  düşünce iletişimi olarak adlandırdığımız duyu dışı algılarımızdan biridir. Telepati iki etkileşim ile açıklanmaktadır; Verici ve alıcı. Alıcılar, düşünceleri rahatlıkla okuyabilmektedir.Vericiler ise düşünceleri nakledebilmektedir.

Telepatik bağlar ,telepatinin sağlıklı yapılabilmesini sağlayan öncelikli unsurlardandır. Örnek olarak verdiğimiz aynı anda aynı şeyleri  söylemek,his paylaşımı ve bunun gibi olayları yaşadığımız insanlar hep en yakınlarımızıdır. Yine bu olaya örnek teşkil edecek başka bir olay ikizlerin diğer insanlara göre çok daha fazla duyu ve his paylaşımında bulunabilmeleridir. Telepatik bağın en önemli koşulu,frekansların yani titreşimlerin uyuşmasıdır. Bu nedenle yakınlarımızla daha mümkün hale gelir.

Bazı ilkel kabilelerinde telepatiyle anlaştığını bilmekteyiz. Bu kabilelerden biri  Aborjin Kabilesidir. Aborjinler Avustralya’nın yerlileridir ve bu yerli kabile düşünce yolu ile iletişime geçebilmektedirler.Bunun en büyük yararı yaşanan duyguların,algılanan resimlerin ,işitilen seslerin tüm saflığı ile karşı tarafa aktarılabilmeleridir. Bu yüzden Aborjin felsefesinde iletişim düşünsel olarak yani telepatiyle olur. Ses ise şifa vermek ve ayin yapmak içindir. Yine bazı felsefeler telepatinin evrensel bir iletişim dili olduğunda ısrarcıdır.  Sayfamız içinde bulunan aşağıdaki bağlantı ile telapatiyi daha detaylı inceliyebilir ve anlayabilirsiniz.

Telepati Nedir? Telepati Nasıl Yapılır? Telepati Nasıl Geliştirilir? Telepati Hakkında Her şey!

DURUGÖRÜ

Durugörü , gelecek,şimdi ve geçmişteki olayları oradaymış gibi görebilme yetisidir. Üçüncü göz olarakta bilinmektedir. Ayrıca görsel imgeler almak ve rüyaların netliğide bu duyu dışı algımız sayesinde mümkündür. Durugörü yetimiz geliştiğinde vizyonlar almaya başlarız. Yani gözümüzü kapadığımızda  renkler ,şekiller ve olaylar görme  durumuna vizyon alma deriz. İlk başlarda renkler ve renk geçişleri görürüz. Yetimiz geliştikçe daha belirgin semboller ve nesneler görebiliriz. Gelişmiş biri duyugörü ile ise olayları,yer ve mekanları net bir şekilde görebiliriz.

Durugörü yetimiz geliştiğindeise vizyon almanın dışında, auralar görebilmekte, görünen rüyalar netleşmekte ve  haberci ,artçı rüya sayısı artmaktadır. Yine bir başka bir olay olarak  normal gözün göremediği frekanstaki varlıkları durugörüyle görmemiz mümkündür. Yapılan araştırmalara göre alın çakrasıyla doğrudan bağlantısı olduğu bilinir.

Uzaktan görme ve gezici durugörü özellikleri de durugörü yetimizin bir sonucudur. Mesafe önemli olmaksızın uzaktaki bir yeri oradaymış gibi görebilmemizi sağlar. Birçok ülke istihbaratının bu yeti üzerinde araştırma ve çalışmalarının olduğu bilinmektedir. Askeri anlamda da saldırı ve savunma mekanizmalarında önemli rol oynayabilecek bir duyu olduğu bilinmektedir.

DURUİŞİTİ

Duruişiti, durugörünün aksine daha soyut bir algı biçimidir. Bu yetimizdeki ruhsal algılar tamamen işitseldir. Bu algı gelişmeye başladığında ilk başlarda çınlama ve uğultular işitiriz. Ardından ise sesler işitmeye başlarız. Bu yetimiz gelişip bilinçli kullanıldığı takdirde uzaktan sesler alınabilir ve rehber varlıkları duyabiliriz. Bu yeti genelde işitsel yönleri kuvvetli olan insanlarda görülmektedir. Ayrıca bu yetimizle, normal kulakların duyamadığı frekanstaki bazı varlıkların seslerini de duymamız mümkündür. Bu yetimiz de kulak çakrasıyla doğrudan bağlantılıdır.

DURUBİLİŞ

Durubiliş, ani alınan bilgilerdir. Durubiliş, bilgilerin başka bir duyu yada olayın yardımıyla değilde ani bir şekilde alınması yetisidir. Bunu yaşayan insanlar genelde ,duyubiliş ile edindikleri bir bilgiyi bilmiyor olmalarına rağmen nasıl bildiklerini sorgularlar. Duyubiliş zihinsel olarak öne çıkan insanlarda görülür. Ve geçmiş dönemdeki bazı önemli eserlerinde bu yeti sayesinde yazıldığı söylenmektedir. Taç çakrasıyla doğrudan bağlantılıdır.

DURUSEZİ

Durusezi, halk arasında kalp gözü diye adlandırdığımız olayın takendisidir. Olacak bir olayı ya da olmuş bir olayı hissederek bilebilmemizdir.Genelde nedenini bilmediğimiz olayları sezeriz. Bu yetimiz zaman zaman duygu çıkışı şeklinde de hayatımızda yer etmektedir.Ve bu sezi toplumda en yaygın olan sezidir. Kalp çakrasıyla doğrudan bağlantılıdır.

Yukarıda ele aldığımız duyudışı algılarımızı hepimiz hayatımızda kullanmakta ve bu duyuyu kullanabilenlerle karşılaşmaktayız. Genelde hepsi değilde birini daha çok barındırıyor oluruz. Çevremize baktığımızda da kiminin önsezilerinin güçlü olduğunu kimininse öngörülerinin güçlü olduğunu görebiliriz. Hepimizinde durubiliş ile edindiği bilgileri vardır.

Reiki ve çakraları konu alan bir sonraki makalemizde görüşmek üzere.

Emre TAYYİPOĞLU

Duyudışı Algılarımız

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir