Yaşamı daha derinden hissetmek istiyorsanız risk alın 15
içinde ,

MuhteşemMuhteşem

Yaşamı daha derinden hissetmek istiyorsanız risk alın

Yaşamı daha derinden hissetmek istiyorsanız risk alın

‘‘Güzel günler sana gelmez, sen onlara yürüyeceksin.’’

Mevlana Celaleddin Rumi

Nede güzel söylemiş büyük Mevlana Celaleddin Rumi değil mi ? Peki bizler bu kelimeden tam manası ile neler çıkartabiliyoruz önemli olan da bu aslında. Hayata baktığımız yönden gördüklerimize tedbir olarak arkasına sığındığımız onlarca şey vardır. Peki gerçekten de bunların arkasına sığınmamız mı gerekiyor. Yoksa sadece kendimizi mi kandırıyoruz. Hayatı, yaşamı daha derin ve iliklerinize kadar hissetmek istiyorsanız risk almanız gerekir. Bildiğiniz ve yaşadığınız yaşantının zaten farkındasınız. Bilmediğinizi ve daha önce yaşamadığınız şekli bir deneyin. Gelin bu yazımızda güzel bir konuya enine boyuna değinelim.

Yaşamı daha derinden hissetmek istiyorsanız risk alın

Esas olarak hayatı nasıl yaşadığımıza baktığımızda bunun sığ kıyılarda yaşamaktan bir farkının olmadığını göreceksinizdir. Sığ kıyılarda yaşamaya kalkıyoruz hayatı hep. Riskin olmadığı hatta risklerin aklımızın ucundan bile geçmediği şekilde sığ kıyılarda yaşıyoruz hayatı. Ne anlamı var dalgaların vurmadığı, akıntıların savurmadığı ve kaybolma, alabora olma ve ya boğulma riski bile olmayan bir hayatta nasıl bir risk olabilir ki.. Genelde aman ha bu olmasın, şöylede olmasın yok yok böylede olmasın diyerek yaşıyoruz genelde hayatı. Hayat her gün o muhteşem ve benzersiz güzelliği ile akıp giderken bizler ise arkamıza bile dönüp bakmaya bile akıl edemediğimiz o nadide hayatımıza bir bakalım.

Bir birey olarak bizleri bu noktaya getiren nedir? Niçin arka bahçemizdeki çitleri aşmıyoruz, neden arka bahçemizdeki o güvenli topraklardan çıkmıyoruz. Nedir aslında buna engel olan, bizi engelleyen. Hiç düşündünüz mü? Neden mücadeleden geri kalıyoruz, bizi ney alı koyuyor. Bizleri korkutan, inciten, aman haaa dedirten şey nedir? Hayatı yaşamak için bu dünyaya en büyük cesaretle, en büyük riski alıp da gelmişken, insan olmanın sınırlılığına bizi itiveren nedir? Nedir içimizdeki deli rüzgarları bir yana bırakıp da “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” dedirtebilen? Nedir kocaman bir korsan gemimiz olduğu halde güvenli bir kıyıda demir atıp da tüm hayatımızı aynı noktada, aynı güven derecesinde ve aynı şekilde geçirmemize sebep olan?

Şimdi hep birlikte hayatta risk olarak gördüğümüz risk olarak nitelendirdiğimiz şeylere bir bakalım. İnsan olarak risk almaktan ya da riskli şeylerden neden bu kadar çok korkarız ki? Hiç kendinizden Yok ben yapamam kelimelerinin çıktığını duydunuz mu? Duymuşsunuzdur muhakkak ama peki neden? İşte tam olarak bu soruyu, fakat korkmadan, alacağımız cevaplardan sakınmadan soralım istiyorum içimize, kendimize, kalbimizin dolu dolu atmasına sebep olan ama taaa derinlere kapatmış olduğumuz sevgili cesaretimize.

Kendinize karşı dürüst müsünüz?

Dürüst bir insan daima çocuk kalır.

Sokrates

Yaşamı daha derinden hissetmek istiyorsanız risk alın 16

Risk almak kimimize göre bir değişiklik yapmayı göze alabilmektir. Örneğin sevdiğimiz insan değişir, duygularımız artık eskisi kadar güçlü olmayabilir! Birçoğumuz bu gerçeği kendimize söyleyecek gücü bile bulamayız kendimizde. Belki de “itiraf” demeliyiz buna. Evet, birçoğumuz düzenimizin bozulup hayatımızın alt üst olması kaygısıyla, “olmadığımız” bir insan gibi yaşar, olmadığımız bir insan gibi sever ve olmadığımız bir aşık rolü oynarız. Kocaman maskelerimiz vardır, takarız her gün sıkılmadan, yılmadan takarız; sırf azıcık olsun risk alamadığımız için…

Bazılarımız yaşadığı şehri değiştirme riskini alır örneğin. Ne var ne yoksa toplayıp gidebilmek, o her şeyi ne olduysa (ve ne olmadıysa!) geride bırakmayı başarıp risk alarak kocaman uzaklara yol alabilirler. İşte onlara ne cesaret diye bakıp da kalıveririz. Oysa risk almak, hayat boyu istemediğimiz bir yerde, istemediğimiz bir işte, istemediğimiz bir şekilde, sırf öyle olması gerektiğini, buna mahkum olduğumuzu düşündüğümüz için yaşamamızdan daha mı az cesaret ister? Cevabım hayır. Bizim alamadığımız o canım risk durumlarına göre, bir hayatı, hem de hiç istemediğimiz bir şekilde yaşamak riskini alabilmek, çok daha fazla yürek isteyecektir!

Bazılarımız elde ettiğimiz tüm pozisyonlara, paraya ve statüye rağmen çekip gitmeyi göze alır, yani iş değiştirme riskine girerler. “Ben bu işi kalple yapamıyorum” diyebilecek kadar cesurdurlar. Önce kendilerine karşı ve sonra tüm insanlığa karşı! Aslında emindirler; burada olmalarının çok daha anlamlı bir sebebi olmalıdır! İnsanlığa yeterince hizmet edebilmek gibi, daha fazla insana dokunabilmek gibi veya sadece bir kişinin hayatına birazcık daha güzel bir söz, güzel bir öz katabilmek gibi… Sadece para kazanmanın, sadece unvan kazanmanın, sadece kıskanç gözler ile izlenmenin amaç olmadığı, çok daha büyük, ulvi bir akışın bir parçası olabilmek gibi…

Risk hayatın ta kendisidir!

Yaşamı daha derinden hissetmek istiyorsanız risk alın 17

Bazılarımız riske verdiğimiz anlamı değiştirir. Burada bahsettiklerimiz “risk” bile değildir onlar için. Sınırları aşmak isteriz, düşünmeden, fazla hesaplamadan, yaşayarak görmek üzere. Bir maratona çıkarız örneğin, bir yelkenli yarışına veya günler sürecek bir kanyon yürüyüşüne. Risktir yanımızda götürdüğümüz, onunla koyun koyuna olmayı öğreniriz. Evlenmeye karar veririz örneğin; upuzun bir yeni yoldur, yeni bir yoldaş almak risktir yanımıza. Yine de kalbimizi dinlemeyi seçeriz ve o riski almış oluruz. Sonra anne veya baba oluruz örneğin; risk bunun neresinde diye düşünebiliriz ama bir insanı kendimizden daha öte sevmenin riski girer hayatımıza. Zayıflığımız aynı zamanda en güzel gücümüz, en güzel hediyemiz, en güzel anımız oluverir. İşte tüm bu anlarda risk erimiştir. Hayata dönüşmüştür, yaşamaya, her ne olursa olsun yaşamaya, kalpten, içten, akışla.

Bugün bu yazımda bana eşlik ediyorsanız, hayatınızda aldığınız risklere, risk olarak gördüklerinize ve bir türlü aşıp gidemediklerinize daha yakından bakmanızı dilerim. Risk, bizim “anlam” verdiğimiz, bizim engel olarak gördüğümüz, bizim oraya koyduğumuzdur. Biz onu hayatımıza alabildikçe, risk oldukça, riski sevdikçe, riski hayatla erittikçe, muhteşem bir “yaşamak” simyası oluşur. Bugün risk olmaya hazır mısınız?

Yaşamı daha derinden hissetmek istiyorsanız risk alın

Yazar Mehmet iPEK

Yükseldikçe küçülen bir uçurtma.
Bilgi güçtür, gücünü göster!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir