8 Adımda Depresyon, Depresyon Nedir? Depresyon Belirtileri Nelerdir? 15
8 Adımda Depresyon, Depresyon Nedir? Depresyon Belirtileri Nelerdir?
içinde , ,

8 Adımda Depresyon, Depresyon Nedir? Depresyon Belirtileri Nelerdir?

8 Adımda Depresyon, Depresyon Nedir? Depresyon Belirtileri Nelerdir?

Öncelikle depresyonun sözlük anlamına bakarak başlayalım.

Uyaranlara karşı duyarlığın azalması, girişim gücünün ve kendine güveni yitirerek umutsuzluğun, karamsarlığın güçlenmesi biçiminde beliren ruhsal bozukluk, çöküntü.

Eş anlamlısı : Çöküntü
Kelimenin kökeni : Fransızca

Depresyon Nedir?

Hızlı bir özetle konuya girmek gerekirse Depresyon; bir duygu durum bozukluğudur şeklinde tanımlayabiliriz. Depresyona giren kişinin gündelik hayatta ki günlük faaliyetlerini yerine getirmesini engelleyen üzüntü, kayıp ya da öfke duyguları ile tetiklenir. Dünya üzerine yapılan araştırmalara göre 20 kişiden 1’i depresyon’dan etkilenmektedir. Bu hastalığın her insanda farklılıklar göstererek seyrettiği bilinmektedir.

Günlük hayatınızda bir çok etkiye sahip olabilir. Gündelik çalışmanızı engelleyebilir ya da daha düşük üretkenliğe neden olabilir. Bazı sağlık durumlarını etkileyebileceği gibi ilişkileri de bozabilmektedir. Depresyon’a bağlı olarak bir çok hastalık ilerleyebilir. Bunların arasında gelen başlıca hastalıklar; kanser, astım, kalp ve damar hastalıkları, diyabet, şişmanlık başta gelmektedir.

8 Adımda Depresyon, Depresyon Nedir? Depresyon Belirtileri Nelerdir? 16

01 – Depresyon Türleri Nelerdir?

Depresyon bir çok farklı türde kendisini gösterebilir. Depresyon şiddetine göre durumunuz değişir. En çok rastlanan türleri iki ana kategoride toplanır. Klinik Depresyon(Majör Depresif Bozukluk Olarak da Adlandırılır) ve Distimik Bozukluk. Bazı kişiler hafif ve geçici üzüntüler şeklinde yaşarken bazı kişiler ise şiddetli ve devam eden depresif dönemler yaşarlar. İşte bu yüzden depresyon şiddet derecesine bağlı olarak hafif, orta şiddetli ve ağır depresyon olarak kategori edilir. Doktorunuz da buna bağlı olarak sahip olduğunuz depresyon türü ve şiddetine göre bir tedavi planı oluşturacaktır. Yaşanılan depresyon türünün doğru tespit edilmesi tedavi sürecinin doğru sürdürülebilmesi için büyük önem taşır.

  • Klinik Depresyon (Majör Depresif Bozukluk) : Klinik depresyon, depresyon türleri içerisinde en şiddetli olarak değerlendirilen türdür. İnatçı üzüntü hali, ümitsizlik, değersiz hissetme gibi yoğun olumsuz duygularla seyreder ve kendiliğinden düzelmesi mümkün değildir. Bir kişiye klinik depresyon tanısı konulabilmesi için iki haftalık bir zaman periyodu içerisinde aşağıdaki durumların beş ya da daha fazlasını karşılıyor olması aranır;
    • Günün çoğunluğunda depresif hissetme.
    • Günlük aktivitelere ilginin azalması.
    • Belirgin kilo artışı ya da azalışı.
    • Şiddetli uykusuzluk ya da uyanamama hali.
    • Düşünce ve hareketlerde yavaşlama.
    • Günün çoğunluğunda bitkin/yorgun hissetme.
    • Odaklanmakta ve karar vermekte güçlük.
    • Tekrar eden ölüm ya da intihar düşünceleri.
  • Depresif Epizot : En fazla görülen ve en tipik olan depresyon türüdür. Tek bir epizot haftalar veya yıllar sürebilir, farklı semptom kombinasyonları gösterebilir fakat her zaman iki haftadan uzun sürer. Tek depresif epizotlar genelde unipolar (tek kutuplu) olarak tanımlanır. Etkilenen insanların aşağı yukarı üçte biri hayatları boyunca yalnızca tek bir epizot geçirirler. Fakat eğer depresif bir hasta gerekli tedaviyi olmazsa, gelecekte hastalığın nüksetme riski vardır. Depresyon epizotları her zaman için yıkıcı özellik taşırlar.
  • Atipik Özellikli Majör Depresif Bozukluk : Majör depresif bozukluklar kategorisinde değerlendirilen atipik depresif bozukluk kişilerde belirli davranış kalıplarıyla kendisini gösterir. Atipik depresyon yaşayan kişilerin duygu durumları dış uyaranlara göre şiddetli değişimler gösterir. Alınan iyi haberler karşısında aşırı sevinç, kötü haberlerde ise aşırı üzüntü görülebilir. Atipik depresyon genellikle ilk defa gençlik yıllarında başlar ve yetişkinlik süresince devam eder. Atipik depresyon yaşayan kişilerde genellikle aşağıdaki belirtiler görülür;
    • Kiloda belirgin artış.
    • İştahta belirgin artış.
    • Yoğun uyku hali.
    • Kollarda ve bacaklarda ağırlaşma hissi.
    • Reddedilmeye karşı hassasiyet.
  • Nükseden depresif bozukluk : Depresif epizotlar nüksedince, bu durum hastalığın nükseden depresif bozukluk veya majör depresif bozukluk olduğunu gösterir, ki bu da genelde ergenlikte ya da genç yetişkinlikte ortaya çıkar. Bu tip bir depresyon yaşayan kişiler, içinde normal evreleri de barındıran ve aylar hatta yıllar süren depresif dönemler geçirebilirler. Bu tip depresif bozukluklar oldukça yıkıcıdırlar ve doğaları gereği unipolar/tek kutupludurlar (mani ya da hipomani görülmez). Genelde buna “klasik” ya da “klinik” depresyon da denir.
  • Doğum Sonrası Depresyonu : Majör depresyon türleri arasında değerlendirilen doğum sonrası depresyonu hamilelik süresince ya da doğumu takip eden dört hafta içinde karşılaşılan bir depresyon türüdür. Doğum yapan kadınların yüzde 10-15’inde görülen doğum sonrası depresyonun neden kaynaklandığı tam olarak bilinememekle birlikte doğum sonrası depresyonu yaşayan kadınlarda genellikle şiddetli üzüntü hali, sürekli ağlama, yoğun kaygı ve umutsuzluk sıklıkla görülen belirtilerdir.
  • Distimi : Distimi, depresif epizota ve nükseden depresyona göre daha hafif ve az belirgin bir şekilde görülür. Ancak distimi çok daha inatçıdır ve semptomlar en az iki sene hatta bazı durumlarda onlarca yıl boyunca devam eder. Bu sebeple bu tür depresyona “kronik depresyon” da denir. Bozukluk tek kutupludur, hastanın günlük işleyişini etkiler ve daha az yıkıcıdır. Bu tür depresif hastaların durumu bazen daha da kötüye gidebilir ve majör depresyona çevirebilir; iki depresyon teşhisinin konması halinde ortaya çıkan duruma dual depression (“çifte depresyon”) denir.
  • Mevsimsel Duygu Durum Bozukluğu : Mevsimsel duygu durum bozukluğu belirli mevsim dönemlerinde görülmesiyle diğer depresyon türlerinden ayrılır. Özellikle gün ışığının azaldığı kış dönemlerinde görülen mevsimsel duygu durum bozukluğu popülasyonun %1-%2’lik bölümünü etkiler ve genellikle kadınlarda ve gençlerde görülür. Mevsimsel duygu durum bozukluğu yaşayan kişiler kış aylarında yaz aylarında oldukları hallerinden bambaşka bir görüntü sergilerler; genellikle ümitsiz, üzgün, stresli ve ilgisiz bir görüntüyle devam eden mevsimsel duygu durum bozukluğu sonbahar- kış döneminde başlayıp günlerin uzadığı ilk bahar yaz aylarına kadar devam eder.
  • Tip 1 bipolar depresyon : Geçmişte manik depresif bozukluk olarak adlandırılan bu depresyon tipi bipolar bozuklukta görülür ve görülme oranı tek uçlu depresyondan daha düşüktür. Depresif evre, normal duygudurum evresi ve manik evre olmak üzere üç farklı evreyi içerir. Manik evre aşırı coşkulu duygudurum, hiperaktivite, umursamazlık ve uyku ihtiyacının düşmesi ile karakterizedir. Mani, düşünme, muhakeme etme ve sosyal davranışları etkileyerek ciddi problemlerin ve zorlukların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Güvenli olmayan cinsel eylemlerin ve işle ilgili mantıksız kararların manik evrede verilme olasılığı artmaktadır. Manik evre genellikle depresif evreye geçiş ile sonlanmaktadır. Bu duygusal değişim “sevinçten havalara uçarken birden kendini umutsuzluk içinde bulmak” şeklinde ifade edilebilir. Bazen bipolar bozukluğun depresyon evresinde ortaya çıkan semptomları tek uçlu bozukluk semptomlarından ayırmak zor olmaktadır.
  • Melankolik Özellikli Majör Depresyon : Melankolik özellikli majör depresyonda kişiler önceden zevk aldıkları neredeyse hiçbir aktiviteden zevk almamaya başlarlar ve kişiye majör depresif bozukluk tanısı konulabilmesi için aşağıdaki belirtilerden en az üç tanesini daha sergilemeleri beklenir;
    • Zevk alınan çoğu/tüm aktivitelerden zevk alamama.
    • Yaşanan iyi olaylar karşısında tepkisizlik.
    • Psikomotor davranışlarda farklılaşma.
    • Şiddetli suçluluk duygusu.
    • Uykusuzluk.
    • Sabah yaşanan depresyonda artış.
  • Tip 2 bipolar depresyon : Bipolar bozukluktan çok tekrarlayan depresif bozukluğa benzer olarak Tip 2 bipolar depresyon yaşayan kişilerde ilk olarak depresif evre gözlemlenir. Bu durum tekrarlayan depresif epizodların hipomani ile sonlandığı bir sendromdur. Hipomani, sendromu yaşayan kişinin ve ailesinin normal duygudurumla karıştırdığı ve maniden daha ılımlı öforik durum olarak nitelendirilir.
  • Psikotik Özellikli Majör Depresif Bozukluk : Halisünasyon ve sanrılarla seyreden majör depresif bozukluk türü psikotik özellikli majör depresyon olarak adlandırılır. Psikotik özellikli majör depresyonda kişiler kendilerinin değersiz olduklarını ve yaşamayı hak etmediklerini söyleyen sesler duyduklarını belirtebilirler.
  • Karışık depresyon ve kaygı : Anksiyete, psikolojik ve somatik sendromlar depresyonun genel bileşenleri olduğu gibi depresif semptomlar kaygı bozukluklarında sıkça görülmektedir. Bu birlikteliğe karşın, kişinin temel probleminin depresyon olduğu durumlarda tanı koyma genellikle kolaydır. Ancak mixed depresyon ve ansiyete de depresyon ve anksiyete semptomları eşit düzeyde görülmektedir.
  • Katatonik Özellikli Majör Depresif Bozukluk : Katatonik özellikli majör depresyon yaşayan kişilerde psikomotor davranışlarda şiddetli bozulmalar görülür. Katatonik özellikli depresyonda aşağıdaki belirtilerin en az iki tanesinin görülüyor olması aranır:
    • Kaslarda hareketsizlik.
    • Nedensiz kas hareketleri.
    • Şiddetli negativite ya da hiç konuşmama.
    • Alışılmamış beden pozisyonu.
    • Başkalarının söz ve hareketlerini tekrar etme.
  • Depresif psikotik episot : Psikotik ya da delüzyonal depresyon depresif epizodun özel bir formudur. Psikozlar, var olamayan şeyleri (halüsinasyonlar) görmeyi ve işitmeyi ve yanlış düşünce ve inançlara (hezeyanlar) sahip olmayı içerir. Kişiler ağır bir suç işlediklerine (suçluluk hezeyanı), iflas ettiklerine (yoksulluk hezeyanı) ya da ağır bir hastalığa (hipokondriyak hezeyan) sahip olduklarına dair yanlış inançlara sahip olabilirler. Bu depresyonu yaşayan kişilerin neredeyse her zaman psikiyatrik tedaviye ihtiyacı vardır. Psikotik epizodlar doğası gereği tek uçlu ya da iki uçlu olabilir.
  • Atipik depresyon : Bu depresyon tipi aşırı duyarlı ve değişken duygudurum, aşırı yemek yeme ve aşırı uyuma ile karakterizedir. Panik ataklar görülebilmektedir. Bu depresyon tipi hafif ve doğası gereği bipolar olabilmektedir.
  • Kısa süreli tekrarlayan depresif bozukluk : İşlevselliğin korunduğu depresyonun küçük ve hafif formudur. Genellikle genç insanlarda görülür ve depresif ve mixed duygudurum ile karakterizedir. Tipik olarak 2 haftadan daha kısa sürmektedir.
8 Adımda Depresyon, Depresyon Nedir? Depresyon Belirtileri Nelerdir? 17

02 – Depresyon Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Depresyon tedavi edilmezse ne olur diye düşünmeden ve bu sorunun cevabını da vermeden olmaz. Depresyon tedavi edilmezse yıllarca sürebilir. Bazen duygularımızın hayatın rutin bir parçası olduğunu fark etmek çok önemlidir. Hüzünlü ve üzücü olaylar bazende ağır durumlar doğuran olaylar herkesin hayatında ortaya çıkar. Fakat sürekli olarak umutsuz ve mutsuz hissetmek normal bir durum değildir.

Depresyon çok ciddi bir tıbbi durumdur ve aynı şekilde çok ciddi bir tıbbi durum olarak değerlendirilmelidir. Depresyon tedavi edilmediği takdirde aylarca hatta ve hatta yıllarca bile sürebilir. Zamanla kötüleşebilir de hafifleyebilirde. Her ne olursa olsun tedavi olanlar sadece bir kaç hafta içerisinde semptomlarda iyileşme gözlemleyebilirler.

8 Adımda Depresyon, Depresyon Nedir? Depresyon Belirtileri Nelerdir? 18

03 – Depresyon’un Nedenleri

Birkaç olası depresyon nedeni vardır. Örneğin, erken çocukluk travmaları, bedenin korku ve stresli durumlara tepki verme şeklini etkilemiş olabilir. Bazı insanlar da genetik olarak depresyon geliştirirler. Ailenizde depresyon veya başka bir duygudurum bozukluğu varsa, sizin de bunu geliştirme olasılığınız daha yüksektir. Diğer yaygın nedenler ise şunlardır:

  • Beyin yapısı: Beyninizin frontal lobu daha az aktif ise, depresyon için daha büyük bir risk taşırsınız.
  • Kronik bir hastalık, uykusuzluk, kronik ağrı veya dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu gibi tıbbi durumlar, depresyona meyilli olmanıza sebep olabilir.
  • Uyuşturucu ve alkolün kötüye kullanılması depresyona yol açabilir.
  • Madde bağımlılığı olan kişilerin yaklaşık yüzde 30’u da depresyon yaşar.

Bu nedenlere ek olarak, depresyon için diğer risk faktörleri şunlardır:

  • Düşük benlik saygısı veya kendini eleştirme
  • Ailede akıl hastalığı olması
  • Alınan bazı ilaçlar
  • Sevilen birinin kaybı, ekonomik sorunlar veya boşanma gibi stresli olaylar
8 Adımda Depresyon, Depresyon Nedir? Depresyon Belirtileri Nelerdir? 19

04 – Depresyon Teşhisi Nasıl Konur?

Depresyonu teşhis etmek için tek bir test yok. Doktorunuz belirtilerinize bakar ve psikolojik bir değerlendirme yapar. Çoğu durumda, doktorunuz ruh haliniz, iştahınız, uyku düzeniniz, aktivite düzeyiniz ve düşünceleriniz hakkında bir dizi soru sorar.

Depresyon diğer sağlık sorunlarıyla bağlantılı olabileceğinden, doktorunuz ayrıca bir fizik muayene yapabilir ve kan örneği isteyebilir. Bazen tiroid problemleri veya D vitamini eksikliği de depresyon belirtilerini tetikleyebilir.

Depresyon belirtilerini göz ardı etmeyin. Ruh haliniz iyileşmezse veya kötüleşirse, mutlaka tıbbi yardım alın. Depresyon, komplikasyon riski olan ciddi bir akıl hastalığıdır. Depresyon sadece sizi değil, sevdiklerinizi de etkiler. Tedavi edilmezse aşağıdakiler oluşabilir:

  • Aşırı kilo alımı veya aşırı kilo kaybı
  • Fiziksel acı hissi
  • Madde bağımlılığı sorunları
  • Panik atak
  • İlişki sorunları
  • Sosyal izolasyon
  • İntihar düşünceleri
  • Kendini yaralama
8 Adımda Depresyon, Depresyon Nedir? Depresyon Belirtileri Nelerdir? 20

05 – Depresyon Nasıl Geçer?

Depresyon ile yaşamak zordur, ancak tedavi başa çıkmanıza yardımcı olur. Olası seçenekler hakkında doktorunuzla konuşun. Semptomları, tedaviyle başarılı bir şekilde yönetebilirsiniz.

Psikoterapi: Bir terapistle konuşmak, olumsuz duygularla başa çıkma becerilerini öğrenmenize yardımcı olabilir. Ayrıca aile veya grup terapi seanslarından da faydalanabilirsiniz.

Parlak ışık tedavisi: Beyaz ışık, ruh halinizi düzenlemeye ve depresyon belirtilerini iyileştirmeye yardımcı olabilir. Bu tedavi genellikle mevsimsel duygudurum bozukluklarında kullanılır.

İlaçlar: Doktorunuz antidepresanlar, antianksiyete veya antipsikotik ilaçlar reçete edebilir.

Alternatif tedaviler: Doktorunuza akupunktur veya meditasyon hakkında danışın. Bazı bitkisel takviyeleri ve balık yağı gibi takviyeler, depresyonu tedavi etmek için de kullanılır. Ancak ilaç almadan veya var olan ilacınızla bir başka alternatif tedavi yöntemini birlikte kullanmadan önce mutlaka doktorunuzla konuşun. Bunu yapmak komplikasyonları ve yan etkileri önlemeye yardımcı olacaktır. Bazı takviyeler depresyonu kötüleştirebilir ya da ilacın etkinliğini azaltabilir.

Alkol ve uyuşturucu kullanmayın: Uyuşturucu ve alkol, depresyon ve anksiyete semptomlarını kötüleştirebilir.

Spor: Haftada üç ila beş gün 30 dakika fiziksel aktivite hedefleyin. Egzersiz vücudunuzun endorfin üretimini artırabilir, ki bu da ruh halinizi geliştiren hormonlar demek…

Kendinize dikkat edin: Kendinize dikkat ederek depresyon belirtilerini de atabilirsiniz. Sağlıklı uyumak, sağlıklı beslenmek, negatif insanlardan kaçınmak ve keyifli aktivitelere katılmak gibi…

Hayır demeyi öğrenin: Hayır diyememek, endişe ve depresyon belirtilerini kötüleştirebilir. İş ve özel hayatınıza sınırlar koymak kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olabilir.

Bazen depresyon, ilaç tedavisine cevap vermez. Semptomlarınız düzelmiyorsa doktorunuz başka tedavi seçenekleri önerebilir. Bunlar, beyni uyarmak için elektrokonvülsif terapi veya sinir hücrelerini uyarmak ve ruh halinizi düzenlemek için transkraniyal manyetik stimülasyonu olabilir.

8 Adımda Depresyon, Depresyon Nedir? Depresyon Belirtileri Nelerdir? 21

06 – Depresyonda Doktorun Etkisi

Doktorunuz ile düzenli olarak konuşmalısınız. Depresyon geçici veya uzun süreli bir sorun olabilir. Tedavi her zaman depresyonunuzu tamamen ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte, tedavi genellikle semptomları daha kolay yönetmenize yardımcı olur.

Doktorunuzun önerdiği tedavi planına sadık kalın ve durumunuzu doktorunuzla düzenli olarak konuşun. Depresyon semptomlarının kontrol edilmesi, ilaç ve tedavilerin doğru kombinasyonunu bulmayı içerir. Bir işlem işe yaramıyorsa, farklı bir denemeyle daha iyi sonuçlara ulaşabilirsiniz.

8 Adımda Depresyon, Depresyon Nedir? Depresyon Belirtileri Nelerdir? 22

07 – Depresyonun Sıklığı Ne Kadardır?

Genel olarak major depresyon yaygınlığı % 3-5.8 kadardır. Bir yıllık yaygınlık % 2.6-6.2 olarak verilmektedir. Hayat boyu risk erkekler için % 3-12, kadınlar için % 10-26’dır. Farklı araştırmalara göre farklı rakamlar verilmekle birlikte tüm oranlar buna yakındır. Epidemiyolojik veriler herhangi bir yılda kadınların % 13’ü, erkeklerin % 8’inin depresyonda olduğunu göstermektedir. Türkiye Ruh Sağlığı Profili Çalışması’nda 12 aylık depresif nöbet yaygınlığı kadınlarda % 5.4, erkeklerde % 2.3, tüm nüfusta % 4.0 olarak verilmektedir. Görüldüğü gibi kadınlarda iki kat daha fazladır. Yineleyici depresyonlar kadınlarda daha sıktır. Akut atak geçirenlerin % 15 kadarında depresyon süregenleşme eğilimi gösterir.

8 Adımda Depresyon, Depresyon Nedir? Depresyon Belirtileri Nelerdir? 23

08 – Depresyon Hakkında Diğer Bilmeniz Gerekenler

Bipolar bozukluk ile depresyonun ne gibi bağlantısı vardır?

Bipolar bozukluk depresyondan şimdi veya geçmişte en az bir manik atak (taşkınlık nöbeti) olması ile ayrılır. Bipolar bozuklukta manik atak yanında depresif dönemler de olabilir.

Depresyon olgularının % 10 kadarı hastalığın bir devresinde manik bir atak geçirmektedirler. Diğer bir deyimle bipolar bozukluğa dönüşürler. Duygudurum bozukluğu atağı (mani veya depresyon) olan olgularda manik atak için kesin bir belirleyici olmamakla birlikte ailede bipolar bozukluk olması bu açıdan önem taşımaktadır.

Depresyon ağırlaşarak şizofreni gibi ağır hastalıklara dönüşür mü?

Hayır. Şizofreni ile depresyon arasında nedensellik bağlantısı yoktur. Depresyon ağırlaştığında ağır depresyon olur. Ancak depresyon şizofreninin seyri sırasında sık olarak ortaya çıkar. Şizofreniye eşlik eden depresyonlar ile diğer depresyonlar arasında nedensellik bağı konusunda yeterli bilgi bulunmamaktadır.

Depresyon için risk etkenleri nelerdir?

  • Erken ebeveyn kaybı
  • Madde ve alkol kötü kullanımı
  • Anksiyete bozuklukları
  • Kadın olmak
  • Erken ebeveyn kaybı
  • Düşük sosyoekonomik düzey
  • Ayrı yaşama, boşanmış olma
  • İşsizlik: İşsizlik depresyonda risk etkeni olması yanında işte verimliliği azalmasının önemli nedenlerindendir.
  • Daha önce depresyon geçirmiş olma
  • Yakın zamanda önemli yaşam olayları, stres etkenleri
  • Kişilik yapısı
  • Çocukluk döneminde cinsel veya fiziksel kötü davranılma öyküsü
  • Bazı ilaçlar
  • Tıbbi hastalıklar
  • Hormonal değişiklikler.

Depresyonda cinsiyet farklılığı nasıl açıklanabilir?

Kadınlarda depresyonun erkeklere göre iki kat fazla olması erkeklerin belirtilerini, alkol kullanımı, değişik eyleme vurum davranışları şeklinde ifade etmesi, kadınların bu olanakları kullanamamaları, aynı stres etkeni karşısında daha yoğun belirtiler göstermesi biçiminde açıklanmaktadır. Diğer önemli bir açıklama da hormonal nedenler ve geleneksel kadın rolü ile ilgilidir. Ayrıca kadınlarda gebelik, doğum, premenstrüel dönem gibi biyolojik ve psikolojik olarak depresyona yatkınlık yaratan ek özellikler vardır. Cinsel ve fiziksel istismar da kadınları daha çok etkilemektedir.

Kadın ve ekeklerde depresyon sıklığı ile ilgili olarak aşağıdaki sıralama yapılabilir (en azdan en sıka doğru):

  • Evli erkek
  • Evli kadın
  • Bekar veya dul kadın
  • Bekar, dul, boşanmış erkek
  • Ayrı yaşayan ve boşanmış erkek

Antidepresan ilaçlarla birlikte alkol alınabilir mi?

Antidepresan ilaçlar alkolün etkilerine karşı duyarlılığı arttırırlar. Ayrıca alkol antidepresan ilaçların klinik etkinliğini de azaltır. Nöbet olasılığı da artar. Bu nedenle antidepresan ilaçlarla birlikte alkol alınması önerilmez. Bu tür etkileşmeler bazı ilaç gruplarında daha önemlidir. Bunun için doktorunuzdan bilgi almalısınız.

Depresyon bir kişilik sorunu veya zayıflığı mıdır?

Kesinlikle hayır. Depresyon gerçek bir hastalıktır. Kişilik zayıflığı ile bağlantısı yoktur.

Hekim önerilerine uymamanın nedenleri nelerdir?

  • İstenmeyen yan etkiler
  • Hasta hekim ilişkisinin niteliği, güvensizlik, yeterli bilgi alamama
  • Hastalığın şiddeti
  • Hastanın eğitim düzeyi: Eğitim düzeyi düşük olanlarda uyumsuzluk daha fazladır.
  • Antidepresan ilaç seçimi: Bir ilaca uyum göstermeyen olgu başka bir ilaca uyum dösterebilir.
  • Hastanın kişilik yapısı

Depresyonun klinik belirtileri nelerdir?

Klinik depresyonun temel niteliği hoş olmayan duygudurum, ilgi ve zevk azlığı, umutsuzluk ve karamsarlıktır. Olgular derin bir üzüntü yaşarlar. Gelecekleri ve yaşadıkları ile ilgili olarak hep kötümser düşünürler. Hastada depresif duygudurum ile birlikte değişik etkinlik ve sorumluluklara karşı ilgi kaybı izlenir. Olağan etkinliklerden zevk alamaz. İş, özel zevkler, bireysel ilişkiler, cinsel aktivite de dahil olmak üzere hiçbir şeyden zevk alamazlar. Bazı olgularda önde gelen belirti bunaltı olabilir. Anksiyete (bunaltı, kaygı) düzeyi çok artabilir, ajitasyon (huzursuzluk) gösterebilirler. Genel olarak ilgileri azalır.

Umutsuzluk ve çaresizlik duyguları o kadar yoğun olabilir ki düştükleri bu durumdan hiçbir şekilde kurtulamayacaklarını düşünebilirler. Depresif hastalar basit günlük aktiviteleri bile yapmakta güçlük çekerler. İş, aile, para ve kendi sağlıkları ile aşırı biçimde kafaları meşgul olur. Enerji düzeyi azalır. Bazı olgularda önde gelen belirti somatik belirtiler olabilir. Tepkisel davranırlar.

Umutsuzluk, kötümserlik, benlik saygısında düşme ve suçluluk duyguları intihar düşünce ve eylemlerini uyarır. Sevilenle yeniden birleşme düşünceleri ortaya çıkabilir. Düşünce içeriğinde geçmiş olaylar önemli bir yer tutar. Yoğun anksiyete (bunaltı, kaygı) belirtilerinin depresyon olgularında intihar girişimleri için belirleyici bir etken olduğu ileri sürülmektedir. İntihar düşünceleri ve girişimleri depresyonun önemli belirtilerindendir.

Depresif olguların çoğunda duygudurum değişiklikleri ile birlikte iştah ve kilo kaybı bulunur.

Uyku bozukluğu depresyonun çok sık karşılaşılan bir belirtisidir. Dalgınlık, unutkanlık olabilir. Bazen ağır olgularda aklından geçenlerle dış dünyada olanlar birbirine karıştırılabilir.

Depresyon tanısı nasıl konur?

Depresyon tanısı koyabilmek için anlatılan belirtilerin tamamının bulunması gerekmez. Yukardaki belirtilerden bir küme işlevselliği bozacak kadar ağır ise ve başka nedenlere bağlanamıyorsa tanı konur.

Çocuklarda depresyon görülür mü?

Evet. Çocukluk döneminde de depresyon görülebilir. Tedavi edilmemesi halinde uzayabilir ve erişkinlikte de sürebilir. Çocuklarda depresyon belirtileri bazen erişkinliktekinden ayrılabilir. Okul reddi, hastalık uydurma, ebeveynlerini kaybetme kaygısı, okul sorunları biçiminde kendini gösterebilir.

Depresyonun seyri nasıldır?

Depresyon olgularının % 85 ya da daha fazlası bilinen olağan tedavi yöntemlerinden yararlanır. Tedavi edilmeyen olgular ise 6-24 ayda düzelirler. % 5-10 kadar olguda ise iki yıldan fazla sürer. Tedavi ile bu süre birkaç hafta ile birkaç aya indirilebilmektedir. Tedaviye erken başlamak yanıt alma süresini kısaltır. %10-15 olgu ise süregen seyir gösterir. Başlama yaşı yönünden aynı aile bireyleri arasında ilişki vardır. Erken başlayanlarda yineleme olasılığı daha yüksektir. Stres etkenleri ile başlaması arasında bir ilişki olabilmekle birlikte bu zorunlu değildir. Depresyon yaşam boyu ataklar ve yinelemelerle sürer.

Depresyon tekrarlar mı?

Depresyon yineleyici bir hastalıktır. Daha önce tekrarlamış olması tekrarlama olasılığını arttırır.

Depresyonda yineleme için risk etkenleri

  • Kalıntı belirtilerin varlığı
  • Daha önce depresyon geçirmiş olmak
  • Kronik depresyon
  • Duygudurum bozuklukları için aile öyküsü
  • Anksiyete ve madde kullanımı depresyonla birlikte görülmesi
  • Depresyonun 60 yaş üzerinde başlaması

Depresyonun nedenleri nelerdir?

Birçok psikiyatrik hastalıkta olduğu gibi depresyonda da tüm kliniği açıklayacak bir model bulunmamaktadır. Genel kabul gören görüş beyinde kimyasal iletimde rol alan maddelerle ilgili bir dengesizliğin olmasıdır. Bu dengesizlik çevresel nedenlerden etkilenmektedir.

Uyku bozuklukları depresyona neden olabilir mi?

Uyku sorunu depresyonun önemli bir belirtisi olması yanında depresyona da neden olabilir. Son yıllarda uzun süreli uykusuzluğun depresyona yol açabileceği konusunda kanıtlar ortaya çıkmıştır. Bu nedenle uyku düzeninin sağlanması tedavinin temel amaçlarından biri olmalıdır. Bu amaçla olguların alkol almaları uyku sorununu genellikle kötüleştirmektedir.

İlaçlar depresyona neden olabilir mi?

Birçok antihipertansif ilaç, kalp ilaçları (kardiyotonik, antianjinal, antiaritmik), antiinflamatuar, (ağrı kesici ve romatizma tedavisinde kullanılan ilaçlar) antibakteriyel ilaçlar, hormonlar, kolinerjik ilaçlar, organik çözücüler, birçok psikotrop (ruhsal yapı ve sinir sistemi üzerinde etkisi olan bazı ilaçlar) ilaç, alkol depresyona neden olabilir. İlaç ve alkol yoksunluğu da depresyona neden olabilir.

Tıbbi nedenler depresyona neden olabilir mi?

Evet. Birçok enfeksiyon hastalığı, tümörler, kalp ve solunum sistemi hastalıkları, birçok merkezi sinir sistemi hastalığı, genel beden travmaları, metabolik hastalıklar, beslenme sorunları, mide-barsak sistemi hastalıkları, kollagen doku (bağ dokusu) hastalıkları gibi birçok hastalık depresyona neden olabilir. Hastanede yatan olgularda olasılık daha da artar.

Depresyonun normal yastan ne farkı vardır?

Yasta üzüntü, ağıt, değişkenlik gösteren anksiyete, kötü rüyalar ve buna bağlı uyku sorunları, uykusuzluk, iştahsızlık, kilo kaybı ve normal etkinliklere karşı ilgi azlığı gibi depresyonda da izlenebilen belirtiler bulunur. Normal yasta bu belirtiler zamanla azalarak kaybolur. Sıklıkla da hekim müdahelesi gerekmez.. Depresyonda benlik saygısı azalırken kayıp ardından izlenen depresif durumlarda benlik saygısı korunur. Kendilerini değersiz bulmazlar, ağır suçluluk duyguları da olmaz. Ayrıca işlevsellikte önemli bir kayıp da olmaz.

Depresyon belirtileri yaşla değişkenlik gösterir mi?

Evet. Yaşlılarda bedensel ve bilişsel belirtiler affektif belirtilere göre daha fazla izlenir. Depresif duygudurum sık olmakla birlikte duygusal ifadelerde azalma daha sık izlenir. Apati, yorgunluk ve uyku sorunları sık olarak ifade edilirken çökkünlük pek ifade edilmez. Somatik belirtilerin yaşlılarda tıbbi durumlara bağlı olma olasılığını da unutmamak gerekir.

Depresyon olgularında intihar olasılığı ne kadardır?

Duygudurum bozukluğu gösterenlerde intihar düşünce ve eylemleri % 20-40 kadardır. İntiharları gerçekleştirenlerin geçmişlerinde de intihar girişimleri bulunmaktadır. İntihar riski belirtilerin şiddeti ile her zaman bağlantılı değildir. Yaşlılarda intihar olasılığı gençlere göre iki kat daha fazladır. İntiharla ilgili konuşanlarda olasılığın daha az olduğu düşüncesi yanlıştır. Hastanede yatan olgularda intihar girişimi oranı % 15 kadardır. Depresyon olgularının % 15’i intiharla ölmektedir. Tüm intiharların % 70’i depresyon olgularıdır.

Depresyon olgularının hastaneye yatması zorunlu mudur?

Depresyon tedavisinde hastaların yatırılması genellikle gerekmez. Aşağıdaki özellikleri taşıyan hastaların yatması gerekebilir.

  • Ciddi intihar düşünceleri gösterenler
  • İntihar planları yapanlar
  • Kendine ve çevreye zarar verme eğilimi olanlar
  • Gıda reddi olanlar
  • Ayaktan tedaviyi sürdürme güçlükleri
  • Psikotik özellik gösterenler
  • Ciddi intihar girişimi olanlar

Depresyon genetik bir hastalık mıdır?

Hem depresyon hem de bipolar bozukluk (iki uçlu hastalık) ailesel yatkınlık gösterir. Yakın akrabalarda bu iki hastalığın görülme sıklığı genel topluma göre 2-5 kat daha fazladır. İkiz çalışmaları da genetiği desteklemektedir. Ancak genetik etkiler yatkınlık düzeyindedir. Depresyon hastalığı çevresel stres etkenlerindeden önemli ölçüde etkilenir.

Depresyon tedavi edilebilir bir hastalık mıdır?

Evet. Depresyonda tedavide işbirliği yapan hastalarda tedavinin başarısı hemen hemen kural gibidir. Olgular tedaviye yüksek oranda yanıt verir.

Psikoterapi yarar sağlar mı?

Evet. Bilişsel, davranışçı tedaviler, kişiler arası ilişkilere yönelen psikoterapiler depresyonda yarar sağlar. Hafif depresyonda psikoterapi öncelikli olarak seçilebilir.

İyileştikten sonra ilaç kesilmeli midir?

Hayır. Depresyonu süreğenlik kazanmasında ve yinelemesinde en önemli nedenlerden birisi eksik tedavidir. İlk kez tedaviye alınanlarda tedavi süresi yaklaşık bir yıldır. Bu süre sonunda kalıntı belirtiler varsa süre uzatılır. Yineleyen olgularda da tedavi süresi uzamaktadır.

Antidepresan ilaçlar mutluluk ilacı mıdırlar? Bağımlılık yaparlar mı?

Hayır. Antidepresan ilaçlar depresyon olgularında duygudurumda yükselmeye neden olmakta, depresyonu tedavi etmekte, ancak normal duygudurumu değiştirmemektedir. Öfori yapmazlar.

Fiziksel bağımlılığa neden olmazlar.

Antidepresan ilaçlar diğer ilaçlarla etkileşir mi?

Tamamının olmasa bile bazılarının ciddi etkileşmeleri olabilir. Bu konuda en doğru yaklaşım tedavi eden hekimden bilgi almaktır.

Yeniden hastalanmamak için ne yapılmalıdır?

Bu konuda en uygun yol doktorunuzun önerilerine uymaktır. Yineleyen depresyonlarda en önemli neden gerek ilacın dozu gerekse tedavi süresi açısından yetersiz tedavidir. Doz ve tedavi süresine uymak depresyondan yüksek oranda korunmayı sağlar.

Çevresel nedenlerin belirgin olduğu durumlarda stres etkenlerini azaltacak veya kontrol edecek önlemler depresyonun yinelemesini azaltabilir. Örneğin aile içi iletişim sorunlarının belirgin olduğu durumlarda aile veya bireysel psikoterapi yarar sağlayabilir.

İlaçların ciddi yan etkileri var mıdır?

Antidepresan ilaçlar uzun süre kullanım güvenliği kanıtlanmış ilaçlardır. Doktor denetiminde kullanılması halinde kalıcı ve ciddi yan etkilere neden olmazlar. Ancak her ilaca karşı aşırı duyarlılıkların olabileceği, fiziksel sorunların ilaçların yan etkilerini arttırabilecekleri unutulmamalıdır.

Sık görülebilen yan etkiler arasında

  • Ağız kuruluğu
  • Görme bulanıklığı
  • Kabızlık
  • Bulantı, kusma
  • Terleme
  • Uyuşukluk
  • Uyku sorunları
  • Kilo alma
  • Baş ağrısı, baş dönmesi
  • Mide barsak sistemi bozuklukları ve ishal
  • Karın ağrısı
  • Libido azlığı ve başka cinsel sorunlar
  • Bunaltı sayılabilir.

Yan etkilerin bireysel olarak ve ilaç gruplarına göre farklılık gösterebileceği unutulmamalıdır.

8 Adımda Depresyon, Depresyon Nedir? Depresyon Belirtileri Nelerdir?

Yazar Mehmet iPEK

Yükseldikçe küçülen bir uçurtma.
Bilgi güçtür, gücünü göster!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir