Kazıklı Voyvoda ( Kont Dracula ) 15
içinde ,

Kazıklı Voyvoda ( Kont Dracula )

Kazıklı Voyvoda ( Kont Dracula )

Düşmanlarını kazıklara çakarak ölümlerini seyrederek işkenceyle öldürmesiyle tarihe geçen III. Vlad Tepeş, pek çok romana ve filme konu olmuştur.

Kazıklı Voyvoda ( Kont Dracula ) 16

Kont Drakula ve Kazıklı Voyvoda olarak bilinen III. Vlad Tepeş 1431 yılında Macaristan’ın Segesşvar bölgesinde doğmuştur. Düşmanlarını (özellikle esir aldığı OSMANLI  askerlerini) kazıklara çakarak işkenceyle öldürmesiyle tarihe geçmiştir. Tam bir Türk Düşmanıdır.

Gençliği

Osmanlılar’a yenilen Vlad’ın babası oğlunu rehin olarak vermiştir. 1442-1448 yıllarını Osmanlılar’ın elinde rehin olarak Nif ve Tokat bölgelerinde diğer beylik şehzadeleri ile birlikte geçirmiştir. 1448’de İkinci Kosova Savaşı sonrasında Osmanlı desteğiyle Eflak’ın başına geçme girişiminde bulundu. Fakat kısa bir süre sonra Macaristan tarafından desteklenen Eflak voyvodası II. Vladislav tarafından yenilgiye uğratıldı ve Boğdan’a sürgüne gitti.

Erdel Beyi Janos Hunyadi ( Hunyadi Yanoş) 14566 yılında Belgrad şehrini Osmanlı kuşatmasına karşı savunmaya giderken Vlad’ın komutasına güney Erdel’in savunmasını sağlamak için bir ordu verdi. Bu durumdan faydalanan Vlad, Eflak’a bir sefer düzenleyerek II. Vladislav’ı öldürdü ve III. Vlad adıyla Eflak voyvodası olmuştur.

Kazıklı Voyvoda ( Kont Dracula ) 17

Hükümdarlığı

Bu görevi 1456’dan 1462’ye kadar sürdüren III. Vlad Tepeş düşmanlarını çeşitli yöntemlerle cezalandırıp idam ettirmiştir.

Bu yöntemler arasında en meşhur olan “kazığa geçirme”, ölümünden sonra kendisine “Kazıklı Vlad” adının verilmesine neden olmuştur. Bunun yanında kazığa geçirilenlerin kanlarını fıçılarda toplatıp şarap gibi içtiğine dair söylentiler bulunmaktadır. Bu Vlad’ın bir vampir olduğu efsanesine yol açmıştır.

Tomris Hatun Kimdir ?

Osmanlı’ya Karşı Savaş

III. Vlad Tepeş, 1459 yılından itibaren Osmanlı İmparatorluğu’na vergi ödemeyi reddetti ve Macaristan Krallığı’yla ittifak yapmıştır. 1460-1461 yılları arasında Tuna nehrini geçerek Sırbistan’a ve Karadeniz kıyısına kadar ilerledi. Kendi ifadesiyle 23.884 Türk ve Bulgar’ı öldürdü. 20.000 Osmanlı savaş esirini kazığa geçirmiştir.

Kazıklı Voyvoda ( Kont Dracula ) 18

Bu gelişmeler karşısında Osmanlı ordusu 1462 yılında padişah II. Mehmet komutasında Eflak voyvodasına karşı sefere çıkmıştır. Mahmut Paşa’nın hatıratına göre çok uzun mesafeler boyunca Osmanlı askerleri içilecek bir damla su bile bulamamıştır. Sıcak dayanılır gibi değildi. Türk askeri Eflak’ın başkenti Targovişte’ye ulaştığında Fatih Sultan Mehmet’in gördüğü manzara yaklaşık 5 kilometre boyunca kazıklarla dizili bir alandan geçiyordu.

Alan yaklaşık üç kilometre boyunda bir kilometre enindeydi. Yerde uzun kazıklar dikiliydi. Yaklaşık 20 bin kadar insan erkek, kadın ve çocuk olmak üzere kazığa geçirilmiş durumdaydı. Bu kadar çok insanı kazıkta gören Osmanlı askerinin moralleri bozuldu, aklını kaçıracak duruma geldi.

Osmanlı ordusu 4 Haziran 1462’de Târgovişte kalesini aldı. Vlad, II. Mehmet’e başarısız bir suikast girişiminde bulunduktan sonra kaçtı. Terk ettiği topraklardaki kuyuları zehirledi, ekinleri yaktı, hayvanları öldürttü. Hapishanelerdeki mahkûmları, cüzzamlı ve vebalıları salarak Türklerin arasına karışmaya teşvik etti.

Ölümü

1462 yılında III. Vlad’ın ordularının yenilmesiyle eflak yeniden Osmanlı Devleti’ne bağlanmıştır. Vlad Macaristan’a bağlı bir beylik olan Erdel’e kaçarak Macaristan Kralı Matthias Corvinus’tan yardım istedi. Ancak Eflak’taki Osmanlı İmparatorluğu’na bağlı yeni yönetimi tanımış olan Macaristan, yardım talebini kabul etmedi. Vlad Matthias Corvinus’un emriyle tutuklandı ve Budin’e getirildi.

Önce hapsedilen Vlad, daha sonra kral ve ailesiyle iyi ilişkiler kurdu. 1474 yılında sürgün dönemi sona erdi. Bu tarihten itibaren Eflak’ı yeniden ele geçirme planları yaptı. 1476 yılında kuzeni Stefan Cel Mare (Büyük Stefan) ile birlikte Eflak’a döndü ve voyvoda ilan edildi.

Aynı yıl 300 askeriyle birlikte yeniden Osmanlı ordularına yenildi. Öldürülen III. Vlad’ın kesilen başı öldürüldüğünü ispat etmek için İstanbul’a II. Mehmet’e gönderildi. Vlad’ın bir vampir olduğu rivayeti Almanya, Macaristan ve Rusya’da yayıldı. Buna rağmen Romen halkı onu bir kahraman olarak görmeye devam etti.

Yaptığı İşkenceler

Osmanlılar tarafından Kazıklı Voyvoda, kendi milleti Ulahlar tarafından Tepeş (cellat), Macarlar tarafından ise Drakul (şeytan) olarak adlandırılan III.Vlad, kardeşi Radul ile birlikte 1442 yılında Eflak tarafından Osmanlılar’a rehin verilmişti. Osmanlılar’a rehin verildiğinde on iki yaşında olan Vlad, Edirne sarayında tutuluyordu. Burada Şehzade Mehmed (II.Mehmed) ile birlikte Molla Gürani’nin derslerine katıldı.

Fatih Sultan Mehmed, kendisi ile iyi ilişkiler içerisindeki Vlad’ı 1456’da Eflak prensliğine atadı. Vlad, Osmanlılar’dan öğrendiği komuta ve idare yetenekleriyle kendisini kabul ettirdi. Boğdanlıları ve Macarları birkaç defa bozguna uğratmıştı.

Osmanlı Devleti’ne sadık görünüyor, her yıl haracını bizzat padişaha getiriyordu. Padişah da kendisine hil’atler giydirip ihsanlarda bulunuyordu. Ancak Fatih, Mora ve Karadeniz sahilleri ile uğraşırken Vlad eski bağlılığını göstermemeye başladı. Artık vergilerini bizzat getirmek bir yana, hiç göndermiyordu. Kendi hükmü altındaki insanlar dahil olmak üzere çevre ülkelerin de mensuplarına zulüm etmeye başladı. Batılı kaynaklar onun işkencelerinden uzun uzun söz etmekte ve vahşi bir canavara dönüştüğünü anlatmaktadır.

Kazıklı Voyvoda ( Kont Dracula ) 19

III.Vlad, kazığa geçirdiği insanların oluşturduğu bir dairenin ortasında saray halkı ile beraber yemek yemekten büyük zevk alırdı. Özellikle de Türkleri bu işkenceyle öldürmek onun için bir tutku haline gelmişti. Eline Türk esirler geçince, ayaklarındaki derinin yüzülmesini, açığa çıkan etin üzerine tuz dökülmesini ve ızdırabın artması için keçilere yalatılmasını emrederdi. Bir gün şehirdeki bütün dilencileri çağırtarak büyük bir ziyafet verdi. Dilencileri iyice doyurduktan sonra masayı ateşe verdirip, hepsini diri diri yaktı. Bir defa da birkaç kadının göğüslerini kestirip yerlerine çocuklarının başlarını diktirmişti. Bazı kadınları da kazanlara attırıp haşlatıyor, etlerini çocuklarına yediriyordu.

İnsanları doğramak, kazanlarda kaynatmak için özel yöntemler uygulamıştı. Bir gün eşek üzerinde tesadüf ettiği bir papazı eşekle birlikte kazığa geçirtti. Dil öğrenmek için Eflak’a gelen dört yüz Macar ve Erdelli genci casus oldukları gerekçesi ile diri diri yaktı. Bohemyalı altı yüz kadar tüccarı da Pazar yerinde kazığa vurdurdu. Bunların hepsini bir şenlik havasında yaptı.

Kazıklı Voyvoda ( Kont Dracula ) 20

Tüm bunlardan haberdar olan Fatih, kendisini kolay yoldan cezalandırmak istiyordu. Bunun için Silistre Beyi Kâtip Yunus Bey’i Vlad’a yollayarak vergisini bizzat İstanbul’a getirmesini istedi. Vlad ise İstanbul’a geldiğinde Eflak’ın korunması için Fatih’ten asker istediğini bildirdi. Fatih, Niğbolu sancakbeyi Hamza Bey’i bu istek üzerine Eflak’a gönderirken Vlad’ın mutlaka getirilmesini de emretti. Hamza Bey ve askerleri Tuna önüne geldiğinde nehrin donmuş olduğunu görüp beklemeye başladı.

Vlad ise Fatih’in tasavvurundan haberdar mı olmuştu yoksa bir planla mı asker istemişti bilinmez, donmuş olan Tuna’yı geçerek, herhangi bir saldırı beklemeyen Hamza Bey kuvvetlerine baskın verdi. Bu baskında Kâtip Yunus Bey ölürken Hamza Bey de esir düştü. Bütün esirler kol ve bacakları kırıldıktan sonra kazığa oturtuldu. Hamza Bey’in kellesini Macar Kralı’na yollayarak kendisinden yardım istemişti.

Kazıklı Voyvoda bundan sonra Niğbolu, Vidin ve bütün nehir boyu şehirlerini yağmalayıp katliam yaptı ve yirmi beş bin esirle Eflak’a döndü. Bu feci durumu haber alan Fatih hiddetlenerek derhal sefer hazırlıklarını başlattı. Bizzat kendisi ordusuyla Vlad’ın peşine düştü. Osmanlı öncü birlikleri, Vlad’ın ordusunu bozguna uğrattı. Ancak Voyvoda’yı ne kadar arasalar da bulamadılar. Kazıklı Voyvoda, Macaristan’a sığınmıştı.

Osmanlılar ile yeni barış yapmış olan Macaristan Kralı, başına yeni bir bela açmak istemiyordu. Kral, Vlad’ı gelir gelmez hapsetti. Fatih, Kazıklı Voyvoda’nın yerine küçük kardeşi Radul’u yıllık on iki bin duka vergiye bağlayarak Eflak beyliğine getirdi. Radul Osmanlılara sadakatini bozmadı.

Macaristan’da hapis kalan Vlad, 1476’da Eflak ülkesinde yeniden göründü. Boğdan ve Erdel birliklerinin desteğiyle tahtını yeniden ele geçirdi. Ancak teyakkuz halindeki Mihaloğlu akıncıları Aralık 1476’da Vlad’ı Bükreş yakınlarındaki Balteni’de ani bir baskınla yakaladı ve başını kesti.

Hüküm süresi boyunca bir çok vahşete imza atmış olan Vlad Drakul, kan dökücülüğü sebebiyle vampir olarak efsaneleşmiş ve filmlere konu olmuştur.

Kazıklı Voyvoda ( Kont Dracula )

Yazar Erdem TAYYIPOĞLU

Dünyadaki en büyük güç bilgidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir