Çay ve Zihnimizin İlişkisi 15
içinde

Çay ve Zihnimizin İlişkisi

Çay ve Zihnimizin İlişkisi

Kültürümüzün vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir çay. Milli içeceğimiz her ne kadar ayran olarak açıklansa ve ilan edilse de aslında şahsen bana göre milli içeceğimiz çaydır. Diğer ülkelere nispeten ülkemizde çay bam başka bir yere sahiptir. Hemen her alanda, her durumda ve her şekilde çay tüketebiliyoruz. Sohbet ederken, gelen misafire ikram ederken, sabah kahvaltılarında, öğle aralarında, akşamların vazgeçilmezlerinden ve daha fazlasıdır çay. Zengin, fakir ayrımı din, ırk ve mezeph ayrımı yapmadan herkesi birleştirebilir çay. Bu yüzdendir çay sohbetleri çok farklı olur. Her Türk insanının dilinden şu kelimeler çıkmıştır; “Gel bir çay içelim”.

Çayın Yararları

Çayın bir kaç tüketim şekli ülkemizde bulunmakta. Şekerlisi, şekersizi, demlisi, açığı ve süzgeçli, süzgeçsizi gibi. Belki başka başka şekilleride vardır. Tabi bunların içerisinde şekerli ve şekersiz tüketimin arasında sağlık açısından farklılıklar bulunmakta. Bir diğer yandan her gün tüketilen çayın uzun vadede bizi kalp ve şeker hastalıklarında koruduğu ayrıca depresyon, buna gibi rahatsızlıklara karşı da bir koruma potansiyeline sahip olduğunu söyleyebilirim.

Uzun vadede diye bahsettiğim bu durum içerisindeki bu etkilerinin yanında çay içeriğindeki “kafein” ve “teanin” sayesinde gün içinde beyin üzerinde uyarıcı etkiler gösterir. Sırf bu özelliği nedeni ile aslında kahve ile birlikte günlük beslenmemizin bir parçası olan çayı yasal uyarıcılar listesine de ekleyebiliriz.

Teanin ve Kafein

Size şimdi bence hiç duymadığınız bir bilgi vereceğim. Çayın kısa vadede büyük bir etkiye sahip şekilde odaklanmayı arttırdığını biliyormuydunuz. Evet çay kısa vadedeki önemli etkilerinden bir taneside odaklanma yeteneğini ciddi boyutta artırmasıdır. İçerdiği kafein molekülleri sayesinde odaklanma yeteneğini arttıran etkenlere sahiptir. 30 dakikalık bir zaman diliminde kanda en yüksek değere ulaşan kafeinin bu etkisi adenozin molekülüne benzerliğinden kaynaklanmaktadır.

Adenozin molekülü sinir hücrelerindeki alıcılarına bağlandığında sinirsel aktiviteyi yavaşlatmaktadır. Bu da hali ile odaklanmayı arttırmaktadır ancak kafein tükettiğimizde adenozin alıcılarına kafein bağlandığı için adenozin etki göstermez. Sinirsel aktivitenin yavaşlaması da böylece engellenmiş olur. Ayrıca yine adenozine benzerliği kafeinin dopaminerjik sistemi etkileyerek ruh halini değiştirebilmesine imkanda sağlamaktadır.

Çayın kısa vadedeki güçlü etkilerini sağlayan etkenlerden biri de çaya özgü olan teanin aminoasitidir. Tüketiminin ardından 45 dakika içerisinde kanda en yüksek değerine ulaşan teanin, beyinde odaklanma sistemi üzerinde etki gösterirken ayrıca ruh hali üzerinde olumlu etkiler yapma potansiyeline sahiptir.

Kafein ve teanin içeriklerinin ayrı ayrı beyin üzerindeki etkilerinin gözlemlendiği çalışmalar olsa da, çay tüketiminin etkisini araştırmak için iki içeriğin birlikte değerlendirilmesi daha sağlıklı sonuçlar elde etmeyi sağlar. İki etkenin birlikte değerlendirildiği araştırmalarda odaklanma kabiliyetini ölçen testlerde başarılı sonuçlar elde edildiği kaydediliyor. Söz konusu çalışmalar genellikle kafeinin ya da teaninin tek başına değerlendirildiği çalışmalardan farklı sonuçlar sağlıyor. Bu durum da henüz ayrıntılı bir çalışma olmasa da kafein ve teaninin birlikte bulunduğunda birbirlerinin etkisini artırdığını gösteriyor.

Kafeinin Ötesi

Kafeinin odaklanma yeteneği üzerindeki güçlü etkileri birçok çalışmayla gösterilmişse de çayın bilişsel etkilerinin sadece içeriğindeki kafeinden kaynaklandığını düşünmek yanlış olur. Örneğin Haskell ve arkadaşlarının yaptığı bir çalışmada kafeinin ve teaninin tek başına hafızayı etkilemediği ancak birlikte kullanıldığında olumlu etki gösterdiği kaydedilmiş. Kafein ve teaninin birlikte kullanıldığı çalışmalar bu ürünlerin zihinsel yorgunluğu azalttığını, ayrıca odaklanma ve hafızayla ilgili bilişsel özellikleri geliştirdiğini gösteriyor.

Çay içtiğimizde odaklanma yeteneğimizin artışının sadece kafeine bağlı olmadığına başka bir örnek olarak Hindmarck ve ekibinin çalışmaları gösterilebilir. Bu çalışmalarda çay ve kafeinli suyun odaklanma yeteneği üzerindeki etkileri karşılaştırıldığında kafein içeren çayın daha olumlu sonuçlar sağladığı görülmüş. Ayrıca çay içen kişilerde kafeinli su içen kişilere göre zaman geçtikçe odaklanma performansının daha az düştüğü kaydedilmiş. Aynı ekip kafeinin çaydaki ve kahvedeki etkisini gözlemlediğinde ise aynı miktardaki kafeinin çayda bulunduğunda daha iyi odaklanma becerisi sağladığını keşfetmiş. Bu bulgular odaklanmayı sadece kafeinin sağlamadığını ve çaydaki diğer içeriklerin bilişsel yetenekler üzerinde etkili olduğunu gösteriyor.

Çayın odaklanma becerisine etkisiyle ilgili farklı araştırma ekipleri tarafından yapılan çalışmalara göre çay tüketimi odaklanmaya yardımcı olur, uyanıklığı artırır ve sakinleştirir.

Çayın kısa vadedeki diğer bir etkisi olan ruh halini iyileştirme özelliği de içeriğindeki kafein ve teaninden kaynaklanır. Çalışmalar kafeinin mutluluğu ve memnuniyeti artırdığını, teaninin ise stresli durumlarda veya zihinsel bir görev sonrasında kaygıları azaltma etkisinin olduğunu gösteriyor. Ayrıca çaydaki önemli bir antioksidan olan EGCG içeriğinin de ruh halini iyileştirme özelliği olduğu çalışmalarla gösterildi. Bireyleri sakinleştirme özelliğine sahip olan bu içerik aynı zamanda kısa süreli hafızayla ilgili olan işler bellek üzerinde de etkili.

Etkilerini değerlendirdiğimiz bu içerikler yeşil çayda da siyah çayda da farklı oranlarda olmakla birlikte ortak olarak bulunur. İki çeşidin işlenme süreçleri farklı olduğu için bazı içerikler farklı olarak ve farklı konsantrasyonlarda bulunabilir. Örneğin EGCG içeriği siyah çayda daha az bulunur. Farklı özellikler taşısalar da çay çeşitlerinin hepsinin sağlığımız için olumlu etkileri olduğunu söyleyebiliriz.

Çay ve Zihnimizin İlişkisi

Yazar Mehmet iPEK

Yükseldikçe küçülen bir uçurtma.
Bilgi güçtür, gücünü göster!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir